Okuduğum en iyi 10 kitap – 1

okudugum_eniyi_kitaplar

Dr. Javanshir Gadimov

Tüm zamanların en iyi kitapları, 20. yüzyılın en iyi romanları, en iyi yazarlar ve kitapları, Time dergisi, Le Monde, The Guardian ve New York Times gazetelerinin en iyi 100 kitap listeleri. Bu ve benzeri şekilde çok sayıda “en iyi 100 kitap”, “en iyi 100 roman” listesi bulunuyor. Hepsinin de kendine has bir seçme, eleme yöntemi var. Bazıları sadece bir gazetenin kültür-sanat editörleri tarafından derlenen listelerken, bazıları da bir ya da iki eleştirmen tarafından hazırlanan listelerdir.

Örneğin Fransız Le Monde gazetesi 1999 yılında ilk önce kitapçılar ve gazeteciler tarafından hazırlanan 200 kitaplık bir liste yapmış ve daha sonra 17 bin kişinin katıldığı bir anketle “Le Monde’un Yüzyılın En İyi 100 Romanı” listesini belirlemişti. Bu daha kapsamlı bir çalışma ve ankete katılanlardan kıstas olarak “hafızanızda en çok yer edinen” kitaplara göre seçim yapmaları istenmişti. Ancak bu liste belirlenirken ankete sadece Fransızların katıldığını, listedeki 100 kitaptan 50’sinin Fransız yazarların kitapları olduğunu da unutmayalım.

Kapsamlı ve bence çok daha güvenilir benzer bir “en iyi romanlar” çalışmasını BBC yapmıştı. BBC Culture, 2015’de “en iyi 100 İngiliz romanını” belirlerken, İngiltere dışındaki farklı ülkelerden 82 kitap eleştirmenine bir anket yapmıştı. Bu daha çok İngiliz edebiyatının dışarıdan, yabancıların gözünden nasıl göründüğü ve en çok beğenilen romanların hangisi olduğu sorularına cevap aramaydı.

Benzer listeler çok ve ben de kitap okurken, kitap seçimimi yaparken bu listelere başvururum. Tabii başvururken de bu listelerin nasıl belirlendiğini araştırırım. Listeyi belirleme işine ne kadar çok ve farklı ülkeden insan katılmışsa bana göre o kadar çok itibarlıdır ve bu seçime ve listeye güvenim artar.

Ancak bazı kitaplar neredeyse her listeye girmesine rağmen her zaman çok ilgi görerek, yeterince anlaşılarak okunmayabilir. Örneğin James Joyce’un Ulysses’ini birçok en iyi kitaplar listesinde görebilirsiniz. Ancak onu sıkılmadan, zorlanmadan anlayan ne kadar azsa, bitirmeyi başaranlar ise daha da azdır.

Ben de okuduğum kitaplar arasından en beğendiğim kitaplar, neden beğendiğim hususuna da yer vererek bir liste hazırlamaya karar verdim. Sadece kitapların isimleri değil, ne anlattığı, nasıl okunması gerektiği ile ilgili kısa bilgiler de ekleyerek 10’ar kitaplık listeler hazırlayacağım. 10 kitaplık listemin ilki ise şöyle:

1 – George Orwell – Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

george_orwell_1984İlk seçimim George Orwell’in “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” romanıdır. Kitabın ismi her ne kadar yazı ile yazılsa da son dönemlerde Türkçe basımlarında rakamla “1984” tercih ediliyor. Bu kitabı iki defa okudum. İlkinde daha çok bir roman olarak, ana karakterin başından geçenleri takip ederek. Orwell’in kurguladığı distopik dünyasına pek dikkat etmeden. Ancak ikinci okuyuşumda daha çok insanları kandıran, baskı altında tutan, bir polis devleti olarak yönetilen distopik ülkenin İngiliz yazar tarafından nasıl kurgulandığını dikkatle takip ederek okudum. Çoğu kişi bu distopik dünyada Orwell’in daha çok komünist toplumları eleştirdiğini söyleyebilir, ancak bana göre bu romanı hem komünist, hem de kapitalist rejimlere uygulamak mümkün. kitap yorumunu oku »

 

 

2 – Yaşar Kemal – İnce Memed

yasar_kemal_ince_memedTürk edebiyatı, Türk romanı arasında hem dili, hem yazım şekli, hem de konusu itibariyle en çok beğendiğim kitaptır. Yetim, yıllarca ezilen, dövülen ve itip kakılan İnce Memed bir gün ağaya karşı başkaldırır. Aslında sadece ağaya karşı değil, düzene karşı da bir başkaldırıştır. Ağalık düzeninin çarkları arasında ezilen bir halk var. Bana göre Yaşar Kemal’in anlattığı dönemde halk ağalar tarafından eziliyorduysa (ağaların arkasında da güçlü beyler, yetki sahibi memurları da unutmamalı) günümüzde de değişen bir şey yok. Bundan dolayı İnce Memed romanını her dönemde çok sevilerek okunacağını söyleyebilirim. Konusu evrensel olduğu kadar, tek bir zamana sıkışıp kalmamıştır. kitap yorumunu oku »

 

 

3 – John Steinbeck – Gazap Üzümleri

john_steinbeck_gazap_uzumleriBu romanda acı ve hüzün var. Aynı zamanda sınırsız açlık var. John Steinbeck, Gazap Üzümleri’nde bu açlığı o kadar iyi anlatmış ki, okur da iliklerine kadar bunu hissediyor. Kitap 1929 yılında yaşanan Büyük Buhranı çiftçi bir Amerikalı ailenin gözünden anlatıyor. Topraklarını kaybederler ve iş bulmak için ülkenin bir başından diğerine yola koyulurlar. Ancak beklediklerini bulamazlar. Joad ailesi gibi çok aile var aç, susuz ve perişan durumda. Ancak yazar aç ve perişan insanların olduğu bölgelerde kıtlık yaşanmadığına dikkat çekiyor. Meyve ve sebze çok ucuz olduğu için yakılıyor, atılıyor, hayvanlar öldürülerek gömülüyor. Bunları kimse yemesin diye. Sistem ise sudan ucuz ücrete işçi çalıştırma ve mallarını da yüksek fiyata satma derdinde olduğu için büyük felaketler yaşanıyor. kitap yorumunu oku »

 

4 – Gabriel García Márquez – Yüzyıllık Yalnızlık

gabriel_garcia_marquez_yuzyillik_yalnizlikBir aile, yeni bir yerleşim yeri ve yeni bir başlangıç. Buendia ailesi ile birlikte bir kasabanın kurulması, kök salması, yerleşmesi, yayılması, göç alması, büyümesi, yozlaşması ve sonunu getirmesi. Bütün bunlar bir romana sığmış. Gabo ismi ile bilinen yazar, her aile ferdinin yaşamını, doğmasını, büyümesini, ölümünü, ondan sonraki nesillerin de aynı şekilde doğumu, ölümü ve yaşamlarını çok ince ayrıntısına kadar çok güzel bir dille anlatıyor. Aile çok geniş ve bir birini takip eden kuşaklardan insanlar aynı isimleri alır ve bazen de karakterleri ve kaderleri de bir birine benzer. Her şeyin bir başlangıcı olduğu gibi bir sonu olduğunu da gösteriyor bütün bu yaşamlar. kitap yorumunu oku »

 

 

5 – Franz Kafka – Dönüşüm

franz_kafka_donusumDönüşüm ya da Değişim adıyla Türkçe’ye çevrilen Franz Kafka’nın uzun öyküsü, farklı bir hikaye sunuyor okura. Meşhur “Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.” cümleyi ile başlayan öykü fantastik olduğu kadar, gerçek bir olguyu işliyor. İnsanın belki de içinde bulunduğu ya da bulunmak zorunda kaldığı ortamlar, koşullardan dolayı böcek gibi tiksindirici, itici, herkesin üstüne basarak kurtulmak istediği bir yaratığa dönüşmesini. Korkunç bir olay, ancak çoğu zaman fark etmesek de çok sık yaşanan bir olay. İnsanın bazen kendisine, ailesine hatta insanlığa yabancılaşmasını farklı bir üslupla anlatıyor Franz Kafka. Çoğu şeyi üstü örtülü, okurun kendisinin düşünerek bulmasını isteyerek kaleme aldığı çok az sayıdaki (Kafka 40 yaşında ölmüştür) eserinden biri. kitap yorumunu oku »

 

6 – William Shakespeare – Hamlet

william_shakespeare_hamletWilliam Shakespeare, İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu. Shakespeare’i duymayan ve bilmeyen yoktur. İşte Shakespeare’in neden bu kadar ünlü olduğunu anlamak için okunması gereken eserlerinin başında Hamlet gelir. Hamlet bir oyun. Danimarka’da geçiyor ve konusu da çok bildiğimiz bir taht kavgası, iktidar çekişmesi. Amcası taht için Hamlet’in kral olan babasını öldürmüş ve annesi ile evlenmiştir. Babasının hayaleti ile karşılayan Hamlet ise iyi bir oğul olarak intikam almak için planlar yapar. Dili çok sade olan bu oyunda satır aralarında ise evrensel mesajlar yer alıyor. kitap yorumunu oku »

 

 

 

7 – Vladimir Nabokov – Lolita

vladimir_nabokov_lolitaLolita, Vladimir Nabokov’un adından çok söz ettiren bir romanıdır. Bana göre Nabokov’un bu romanını önemli kılan hususlardan birisi İngilizce yazılmış olmasıdır. Rusya’da doğan ve ilk eserlerini de anadili Rusça yazan Nabokov, kendisine bu ünü getirecek Lolita’yı ise İngilizce yazmıştır. Bence anadilinden farklı bir dildi bir roman yazarak bu kadar şöhrete kavuşmak büyük bir başarıdır. Tabii bir de Lolita’nın yazım üslubu var. Kitabın konusu ne kadar tartışmalıysa (ilk baskısı Fransa’da yapılana kadar üç yayınevi kitabı konusundan dolayı geri çevirmişti) yazım şekli de bir o kadar yenilikçidir. Bu da Lolita’yı “en iyi kitaplar” listesine girmesine sebep olan etkenlerden biridir. kitap yorumunu oku »

 

 

8 – Italo Calvino – Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu

italo_calvino_bir_kis_gecesi_eger_bir-yolcuYazı yazmak bir sanattır. Bu sanat roman, öykü, anı ve diğer eserler verir. Bunların değerinin anlaşılması için ise okur gereklidir. İtalyan yazar Italo Calvino da hem anlatı sanatını, hem de okuru iyi analiz eden ve anlayan bir isimdir. Bu roman da bunun ürünüdür. Yani anlatı sanatıyla okurun ilişkisini ele alan bir roman, daha basit söyleyecek olursak “roman yazmanın romanıdır” bu kitap. Ancak romanı yazarken benimle, seninle yani gerçek okuruyla ve bazen de kitaptaki hayali okurla işbirliği içinde yazılan bir romandır. Bu romanın eş-yazarı aynı zamanda okurudur. Çok mu karışık oldu? Romanı okurken okurdan azami işbirliği istiyor Calvino bu sebepten. kitap yorumunu oku »

 

 

9 – Francis Scott Fitzgerald – Muhteşem Gatsby

f_s_fitzgerald_muhtesem_gatsbyFitzgerald, Muhteşem Gatsby’de okura bir “Amerikan rüyasının” peşinde koşan gencin öyküsü anlatıyor. Zengin olmak, şöhrete kavuşmak, neredeyse her gece müzikli, danslı, havuzlu partiler, eğlenceler, son model arabalar. Ancak büyük üne kavuşan kahramanımız Gatsby, bütün bunları aşık olduğu bir kızı etkilemek için yapıyor. Onun da bir hayali var. Bu hayali gerçekleştirmek için zengin olması lazım, pahalı elbiseler giymesi ve son model spor arabaları kullanması lazım. Elde etmek için çabaladığı şeylere kavuşur, ancak asıl istediğini tam almışken, parmaklarının arasından kayıp gider bu rüya. Belki de Fitzgerald bu Amerikan rüyasının böyle olduğunu, tam yakaladığınız an kayıp gittiğini anlatmak istiyor okura. kitap yorumunu oku »

 

 

10 – Bahtiyar Vahapzade – Özümüzü Kesen Kılıç (Göktürkler)

bahtiyar_vahapzade_ozumuzu_kesen_kilicListenin sonuna ise şahsi bir tercihimi koyuyorum. Bahtiyar Vahapzade ünlü bir Azerbaycan şairi. Yazdığı bu tiyatro oyunu da çok sade bir dille çok bildiğimiz bir konuyu anlatıyor. Göktürk hakanı, kardeşi ve Çin prensesi eşinin işbirliği ile öldürülmüştür. Oğlu Kür-şad savaştan zaferle yurduna döner ve babasının öldüğünü ve amcasının da üvey annesi ile evlenerek hakan olduğunu öğrenir. Konusu yukarıda bahsettiğim Shakespeare’in Hamlet’ine benziyor. Ancak ana konu Türk yurdunun savaşlardan zaferle dönmesine rağmen iç çekişmeler sonucu Çin egemenliğine girmesidir. Tiyatronun ana mesajı ise Türklerin ancak birlik olurlarsa güçlü olacakları ve her türlü düşmanı yenebileceğidir. kitap yorumunu oku »

Reklamlar

Okuduğum en iyi 10 kitap – 1” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s